TENKİT KENDİNE, BİLGİ EHLİNE, SEVGİ SEVENEDİR...

SAYFA 1 SAYFA 2 SAYFA 3 * RUHSAL BİLGİ SİTESİ * DOĞRU YAŞAM BİLGİLERİ *                                 *ARAMADIĞIMIZ  HAZİNEYİ  BULAMAYIZ.* SAYFA 4 SAYFA 5 ARŞİV
Bize Ulaşmak İçin
info@ruhsalboyut.com
HAFTANIN SORUSU
OKUYUCU YAZILARI


Yüce Çekim Gücü Nasıl İşler ?

Yüce çekim gücünün nasıl ve ne şekil işlediğini üçüncü boyut ve tekâmül seviyesinde olan varlıkların kendinden bilmesi ve anlaması mümkün değildir. Ancak bizlere bildirilen kutsal metin ve tebliğler ışığında bir fikir ve bilgiye sahip olabiliriz.
        
Nitekim kutsal metinlerde anlatılan yaradılış, sonsuz boşlukta hiçbir şeyin olmadığı bir zamandaki yaradılış değildir. Bizlerin varlık olarak dâhil olduğu ve içinde galaksilerin, âlemlerin, kâinatların ve evrenlerin bulunduğu bütünlük oluşmadan önce aynı şekildeki sayısız bütünlük sonsuz boşlukta bir nizam ve düzen içinde bulunuyordu. Ayrıca bahsi geçen sayısız maddi bütünlükleri içinde tutan yumurta şeklindeki ana kozmik bütünlüğün çapını ışık yılları ile hesaplasak dahi yan yana gelen rakamlar anlayış ve idrakimizi aşar...

devamı...   
HAFTANIN SORUSU
OKUYUCU YAZILARI

İnsan Neden Borçludur?

         İnsan konumu, gelişmişliği ve imkânları göz önüne alındığında neden borçlu olduğu anlaşılır. Bu durum temel olarak onun yaradılış maksadı ile doğrudan bir bağlantısı bulunmaktadır. Bugün kutsal kitaplarda insanın yaradılışı ile ilgili ilahi bir gizem ve masalımsı bir anlatım mevcuttur. Mantığa uymayan ve aklın almadığı bu anlatım elbette bir hakikatin sembolik ve şifreli ifadesidir... Henüz ilahi bilgileri kaldıramayacak ve anlayamayacak durumda olan ilkel insana bir gerçeği anlatmak için kullanılan şifreli ve sembolik anlatım, günümüzün modern ve gelişmiş insanı için yetersiz ve anlamsız kalmaktadır. Nitekim yine kutsal kitap ve tebliğlerde üstü kapalı veya açık anlatılmakta olan gelecekte oluşacak bir değişimde, bütün maddi bütünlüklerin değişime uğrayacağı ve içlerinde barındırdıkları varlık sistemlerinin hiç yaşamamış gibi tamamen yok olacağı ifade edilmektedir...

devamı...   

HAFTANIN SORUSU
OKUYUCU YAZILARI

İnsanın Mikrodan Makroya Tüm Yaratılış ile Bütünlüğü Nedir?

          Evrim ilânihayedir. Bundan sonra çıkacağımız boyutlarda, oradan daha yukarı boyutlara, ondan sonra daha yukarı boyutlarda dahi evrim devam edecektir. Nitekim Sonsuz boşlukta sayısız madde bütünlüklerinden, içinde bulunduğumuz evrenin dâhil olduğu, madde bütünlüğünde evrim insana kadardır. İnsan şekli ile hal ve yapısı ile mikrodan makroya bütün evrimi temsil eder. İnsan denince mikrodan makroya evrim yapan varlığın bütün bilgi, bilinç ve deneyimlerinin topyekûn halde yansımasıdır. O bütünlüğü ile evrim bilgilerini genlerinde kotlanmış olarak bulundurur. Aynı zamanda insan ruhsal enerjisi ile irtibat kurma liyakatine sahip olmuş varlığın kendisidir. Aynı zamanda insan ruhsal enerjisi ile irtibat kurma liyakatine sahip olmuş varlığın kendisidir...

devamı...   
HAFTANIN SORUSU
OKUYUCU YAZILARI

Rüya Boyutunda Yaşananların Esası ve İşlevi Nedir ?

         Herkesin farklı öğrenme şekilleri vardır ve yaşaması gerekenler ona, anlayabileceği yoldan öğretilecektir. Aslında Dünya üzerindeki yaşamımıza da farklı bir rüya boyutu olarak bakabiliriz.
        
Her yaşanmışlık gerçekte yaşanandır aslında, rüya da ya da fiziki ortamda yaşanmış olması bir şeyi değiştirmez. Önemli olan bizim bu yaşananları doğru birleştirmelerle hayatımız içerisinde kazanca çevirebilmemizdir. Tabii ki, rüya boyutu genelde sanal gibi yaşandığından birçok kişi tarafından gizem içermektedir. Gizem, insanlar için her zaman ilgi ve merak uyandırmıştır, tabii kimisi için de bir yerden sonra korku içermektedir. Gizemli olanın peşinden, olağanın dışında bir şey umarak gitmek, olağan gerçeklerin dışında kalmak demektir...

devamı...   

HAFTANIN SORUSU
OKUYUCU YAZILARI


Gerçeği Görmenin ve Yaşamanın Koşulları Nelerdir?


         Gerçekler her zaman yaşamda kilometre taşlarımız olmuştur. Evrensel olan bu hakikatleri bizler anlama ve kavrama kapasitelerimize göre zaman içinde ve tekâmül ettikçe fark ederiz. Muhakkak bildiğimiz bir hakikatten yeni öğrendiğimiz bir hakikatin bilincine vardığımızda birçok doğrularımız, görüşlerimiz ve düşüncelerimiz etkilenir. Gerçekler aynı zamanda deniz fenerleri gibidir. Yanılgılarımızı, zanlarımızı ve kanaatlarımızı etkileyerek yaşamda zaman kaybetmemizi önler. Gerçekleri görebilmek kolay değildir. Liyakat sahibi olmak, hakikatleri kaldırıp taşıyabilecek bir olgunluk gerekir. Ancak her şeye rağmen gerçek acı ve ıstıraptır. Gerçeklerin vereceği acı ve ıstırabı da belli aşamalara ulaşmış insanlar kaldırır...

devamı...   

HAFTANIN SORUSU
OKUYUCU YAZILARI


Olumlu Telkinin Davranış Değişikliği Sağlamadaki Rolü Nedir?

Yeryüzünde insanı doğru yola yönlendirecek, işlerini kolaylaştıracak ve birçok olumlu değişiklik meydana getirecek ruhsal ve evrensel bilgiler mevcut bulunmaktadır. İhtiyacımız olacak, bizde değişiklikler yapacak bilgileri fark etmek ve anlamak için bizlerinde belli bir bilinç seviyesine gelmemiz gerekmektedir. Nitekim insanı öylesine aydınlatacak bilgiler mevcuttur ki, şayet bizler evrim olarak hazır değilsek o bilgilerle karşılaşsak da hiçbir şey anlamadığımız gibi bir faydası da olmaz.
        
Ancak telkinin etkili ve kalıcı olması için, kişinin talepte bulunması, gözle görülür bir isteğin oluşması ve kişinin arayış içinde olması gerekmektedir. Yoksa hazır olmayan ve hiçbir şekilde talepte bulunmayan bir insana yapılacak telkin, dayatmadan başka bir şey olmayacaktır...

devamı...   
HAFTANIN SORUSU
OKUYUCU YAZILARI

Yalnızlık Ruhsallığımızı Nasıl Etkiler?

         Yalnızlık ruhsal açıdan, kendini bilememek dolayısıyla bir nevi kaybolmuşluktur. Bu insanın kendine uyguladığı bir zulümdür.
        
Bütün dinlerin ve ruhsal öğretilerin temelinde yüksek ahlak ve kendini bilmek vardır. Ancak yüksek ahlak ve kendini bilme çalışması pek çok insana zor ve önemsiz gelmektedir. Çünkü toplum değerleri asgari ahlak üzerine kurulmuş ve devletlerce yasalarla korumaya alınmıştır. Kaldı ki bu asgari ahlak dediğimiz kurallar sadece sıradan, güçlü olmayan insanları bağlamakta, siyaseten ya da ekonomik açıdan güçlü olan insanları bu asgari ahlaktan muaf tutmaktadır. Devletlerarası ilişkilere baktığımızda bu alanda hiçbir ahlakilik endişesinin bulunmadığını görürüz. Yüksek Ahlak bir Sevgi Ahlakı, bir Üst Realite Ahlakıdır ki bugün tüm dünyada insanlık âleminde karşılığı yoktur...

devamı...   

HAFTANIN SORUSU
OKUYUCU YAZILARI


İnsan İradesini Nasıl Güçlendirir?

         Kişiler iradelerini kendilerine göre güçlendirebilirler ama bunu herkesin yapabileceği genel yöntem ve şartlar içerisinde yapmaları mümkün değildir. Yeryüzünde ne kadar insan varsa o kadar parmak izi ve bir o kadar da yazı karakteri vardır. Dolaysıyla herkesin yöntemi kendinedir. Bundan dolayı kişinin kendini tanıması bilgi ve bilincinde olması en başta gelen husustur. Yalnız irade değil daha birçok konuda insanın sorunlarını halledebilmesinin temel verileri kendisinde bulunmaktadır. Bazen başkaları ile örtüşür gibi olan sorunlarda aynı yöntem uygulansa da birinden birinde birtakım kalıcı sorunlar ister istemez olacaktır. Gerek içsel olarak hissettiğimiz, gerekse her türlü yoldan öğrendiğimiz yükselmek ve gelişmek kaygısı yaşamlarımızda türlü şekillerde ortaya çıkar. Çünkü özlerimizde ve insan olarak fasılalarla hayatta olmamızın nedeni olduğumuzdan daha ileri seviyeye yükselmektir...

devamı...   
Ana Sayfa | Hakkımızda | Ziyaretçi Defteri Bugüne kadar sitemizi 1306132 kişi ziyaret etti, Şu anda 4 kişi sitede.